Herkes dininin sahici adamı olmalı

918 Herkes dininin sahici adamı olmalıDininin sahici adamı olanların giderek de daha da azaldığı bir süreçten geçiyoruz üstelik. Saflar gittikçe netleşeceği yerde her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor, suret-i haktan görünme gayretiyle riyakarlıkta tavan yapan uslanmaz İslam düşmanları yanında, “la” demeden illaAllah diyerek (yani tağutları ve tağuti sistemleri reddetmeden İslam’a tabi olunabileceğini zannederek) dünya ve ahiret saadetinin yegane kaynağı İslam’ın sancağı altına girdiğine inanan niceleri de bu karmaşıklığa katkı sağlıyor.

 

Şükrü Hüseyinoğlu

 

Bundan on yıl kadar önce Selam gazetesinde bir yazar, laikçi cenahın İslami değerlere dinmek bilmez bir hasmaniyetle yaklaşan nice aktörlerinin yeri gelince suret-i haktan görünme çabasına yönelip takiyye silahına davranması karşısında isyan etmiş ve isyanını şu ironik ifadelerle dile getirmişti: “Ebu Cehillere hasret kaldık!”

Bir Müslümanın Hz. Peygamber’e amansız bir şekilde düşmanlık yapmış Ebu Cehil (Amr b. Hişam) gibi birisine yönelik ironik de olsa bir özlemi dillendirmesi kuşkusuz ki ilginç bir durumdu.

Aradan on yıl geçti ve ikiyüzlülük cephesinde değişen hiçbir şey yok. Yazarımız aynı özlemi bugün de dillendiriyor olmalı! Ne kadar İslam düşmanı varsa, ihtiyaç duyduğunda “Benim dedem de hafızdı”, “Ninem iki defa hacca gitmişti”, “Babaannem örtülüydü” riyakarlığına başvurmakta beis görmüyor.

 

Kimse “Evet arkadaş, ben İslam’ın düşmanıyım. İslam’ın adını duyunca kırmızı görmüş boğalara dönüyorum” şeklinde açıkça içinde olanı ortaya koymuyor. İslam’a düşmanlıklarını dürüstçe ortaya koymuyorlar, namaz, tesettür, oruç, hacc, kurban ve İslam’ı  diğer tüm ölçü ve ilkelerine düşmanlık besliyor ve yönettikleri gazete ve televizyonlarda, tuttukları köşelerde ve yetkili iseler yetki alanlarında (çoğu zaman yetki alanlarını da aşarak) İslami değerlere karşı şeytanın askeri kesiliyor, Müslümanlara dünyayı dar etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Fakat bunu yaparken İslam’ı hedef aldıklarını söyleyememekte, kendilerince İslam’a “irtica” diye bir kod isim vererek düşmanlıklarını yapmaktadırlar.

 

Hayatları camii düşmanlığıyla geçen kelli felli laikçiler, öldüklerinde musalla taşına konulmakta, namaz ve dualar eşliğinde Müslüman mezarlığına defnedilmekte bir sakınca görmüyor. Bunun birkaç istisnası çıktı şimdiye kadar, Aziz Nesin başta olmak üzere. Kısacası, Ebu Cehil misali “özüyle sözüyle bir”, inkarcı gibi inkarcı bulmak çok zor bu devirde.

 

Peki “özü sözü bir”, inkarcı gibi inkarcı bulmak zor da, Hamza gibi, Ömer gibi, Ali gibi (selam olsun onlara) özü sözü bir Müslüman bulmak çok mu kolay? Kelime-i tevhidin gereği olarak tağutların otoritesini reddedip yalnız alemlerin Rabbi’nin hükümranlığını tanıdığını açık ve net olarak ilan eden ve bu çizgide sapmayan ve saptırmayan, doğrularını hiçbir yerde değiştirmeyen, davranış kodu olarak takiyye değil takvayı benimseyen özü ve sözü bir ne kadar Müslüman var çevremizde? Şüphesiz ki yok değil, fakat böyle sahici Müslümanların bugün Müslümanlar içinde istisnaları teşkil ettiğini üzülerek belirtmek zorundayız.

 

Nasıl ki laikçi şövalyeler ölçü ve değerlerine karşı şeytanın askeri kesildikleri İslam’a hasımlıklarını açık sözlülükle yapmıyor, ihtiyaç duyduklarında dede ve ninelerinin hafızlığından, hacılığından medet uman zavallı bir takiyyeciliğe tevessül ediyorlarsa (yeri gelmişken Türkiye’de takiyyeciliğin mucidinin ve mevcut takiyye borsasının en büyük yatırımcısının mevcut sistem olduğunu belirtmeliyiz), bugün birçok Müslümanın da küresel ve yerel tağuti sistemlerle ilişkisinde benzeri bir ikircillik, yer yer hakkı batıla bulamaya varan bir takiyyecilik kendini göstermektedir maalesef.

This entry was posted in Genel and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Sonucu Giriniz: